Güncel GelişmelerKürdistanPolitikaTürkiye

Rojava Devrimine Yönelik Tehditler: Devrimci Partilerden Emperyalist Ortadoğu Dizaynına Karşı Kritik Uyarı

Rojava Devrimine Yönelik Tehditler: Devrimci Partilerden Emperyalist Ortadoğu Dizaynına Karşı Kritik Uyarı

Ortadoğu, tarih boyunca emperyalist güçlerin çıkar çatışmalarına sahne olmuş, halkların kaderi uluslararası güçlerin masalarında çizilmiştir. Ancak bu coğrafyada filizlenen Rojava Devrimi, sadece bir bölge meselesi değil, aynı zamanda ezilen halkların kendi kaderlerini tayin etme mücadelesinin de sembolü haline gelmiştir. Son dönemde DKP/Birlik, DKP/BÖG, MKP, MLKP, TKEP/L ve TKP-ML gibi devrimci partilerin ortak açıklaması, Rojava başta olmak üzere tüm Ortadoğu’yu bekleyen karanlık tabloya dikkat çekmekte ve emperyalistlerin bölgedeki yeni dizayn çabalarına karşı önemli uyarılarda bulunmaktadır.

Emperyalistlerin Yeni Ortadoğu Dizaynı ve Enerji Savaşı

Açıklamada, emperyalistlerin Ortadoğu’ya yeni bir dizayn dayattığına dikkat çekilerek, bu dizaynın temel motivasyonları gözler önüne seriliyor: enerji kaynakları ve bunların denetimi. “ABD emperyalizmi ve İsrail siyonist devleti, kapitalist üretimin temel hammadde kaynaklarından olan enerjiyi ve bu enerjinin emperyalist metropollere taşınma güzergahlarını denetim altına almak, Ortadoğu kapitalist pazarının emperyalist pazarla entegrasyonunu derinleştirme stratejik hedefiyle hareket ediyor” denilerek, bölgedeki her çatışmanın altında yatan derin ekonomik ve jeopolitik çıkarlar vurgulanıyor. Bu durum, sadece güncel bir krizin değil, aynı zamanda on yıllardır süregelen sömürgeci politikaların da bir devamı olarak değerlendirilmelidir.

İran Savaşı ve Emperyalistler Arası İttifaklaşmada Yeni Dönem

Devrimci partiler, Ortadoğu’daki emperyalist stratejilerin “İran savaşıyla birlikte emperyalistler arası ittifaklaşmada yeni bir döneme girildiğini” belirtiyor. Bu ifade, bölgedeki güç dengelerinin kırılganlığını ve emperyalist bloklar arasındaki gerilimin boyutunu gözler önüne seriyor. Bu yeni dönem, sadece çatışmaların şeklini değil, aynı zamanda direniş dinamiklerini de derinden etkileyecek potansiyel taşımaktadır.

HTŞ Projesi: Batı Emperyalizmine Bağlı Bütünleşik Suriye Hedefi

Açıklamanın en çarpıcı noktalarından biri de, Suriye’deki terör örgütü Hayat Tahrir Şam (HTŞ)’nin rolüne ilişkin değerlendirmedir. HTŞ’nin Suriye’nin başına getirilmesinin “batı emperyalizmine bağlı, bütünleşik bir Suriye’nin inşası” hedefiyle yapıldığı vurgulanıyor. Bu tespit, sözde “radikal İslamcı” grupların uluslararası siyasetin birer piyonu olarak nasıl kullanılabileceğinin açık bir göstergesidir. Daha da vahimi, devrimci partiler HTŞ’yi “Bir İngiltere-ABD projesi” olarak tanımlayarak, Batılı güçlerin bölgedeki kaos ve çatışmadaki doğrudan rolünü ifşa etmektedir.

Rojava ve Kürtler Hedef Tahtasında: Alevi Soykırımıyla Paralellik

Bu emperyalist projenin önündeki en büyük engellerden biri ise kuşkusuz Rojava Devrimi’dir. Açıklamada, “Bir İngiltere-ABD projesi olan HTŞ’nin, bütünleşik bir Suriye inşası için önündeki en önemli engellerden biri, Kürtler, Kuzey Doğu Suriye Demokratik Özerk yönetimidir” denilerek, Rojava’nın neden hedef tahtasında olduğu net bir şekilde ortaya konuyor. Devrimci partiler, bu tehditleri hatırlatırken, tarihteki Alevilere yönelik soykırım saldırılarına da atıfta bulunarak, emperyalistlerin ve onların vekalet savaşçılarının barbarlık düzeyini ve benzer soykırımcı potansiyellerini de akıllara getiriyor. Rojava’nın sadece askeri değil, aynı zamanda ideolojik ve siyasi bir direniş odağı olması, emperyalistlerin ‘bütünleşik Suriye’ planlarını boşa çıkaran temel faktördür.

Direniş ve Dayanışma Çağrısı

Ortadoğu coğrafyası, emperyalistlerin dizayn dayatmalarına karşı direnişin en güçlü kalelerinden biri olmaya devam ediyor. Rojava Devrimi’nin kazanımları, sadece Kürt halkı için değil, bölgedeki tüm ezilen halklar için bir umut ışığıdır. Devrimci partilerin bu ortak açıklaması, sadece bir uyarı değil, aynı zamanda bu umudu savunma ve emperyalist projelere karşı omuz omuza mücadele etme çağrısıdır. Ortadoğu halkları, kendi kaderlerini belirleme hakkına sahip olmalı ve emperyalistlerin kanlı oyunlarına dur demelidir. Rojava’da filizlenen demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü sistem, bu karanlık çağda bir ışık feneri olarak parlamaya devam edecektir. Bu ışığı söndürme çabalarına karşı, direniş ve dayanışma her zamankinden daha elzemdir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu